ABD ve Japonya, F-35 savaş uçaklarının temel havadan havaya silahı AIM-120 füzeleri için Japonya’da bir AMRAAM son montaj tesisi kurulmasında anlaştı. Japonya Savunma Bakanı Shinjiro Koizumi ve ABD Savaş Bakanı Pete Hegseth, uzlaşıya 28 Ekim Çarşamba günü Filipinler’in Cebu kentinde vardı.
Tesis, füzelerin son montajını ve kabul öncesi denetimini yapacak. Anlaşma, Pentagon’un AMRAAM üretimini rekor seviyeye çıkarmayı hedefleyen 20,7 milyar dolarlık çok yıllı sözleşmesinden birkaç hafta sonra geldi.
Koizumi, anlaşmayı ASEAN Savunma Bakanları Toplantısı-Artı (ADMM-Plus) marjında Hegseth ile yaklaşık yarım saat görüştükten sonra düzenlediği basın toplantısında duyurdu.
Savunma Bakanı Koizumi, “F-35 için hayati önem taşıyan AMRAAM havadan havaya füzesi için Japonya’da bir son montaj ve denetim tesisinin kurulması konusunda nihayet bir anlaşmaya vardık,” dedi.
Bakan, anlaşmanın iki ülkenin teçhizat ihtiyacını güvence altına alacağını ve Japonya’nın savunma sanayii tabanını güçlendireceğini belirterek uzlaşıyı “çığır açıcı” diye nitelendirdi.
Pentagon’un görüşmeye ilişkin açıklamasında ise tesisten söz edilmedi. Açıklamaya göre Hegseth, Japonya’nın savunma sanayii kapasitesini artırma çabalarını memnuniyetle karşıladı. İki bakan, kritik mühimmat üretiminde yakın koordinasyonu sürdürme taahhüdünde bulundu.
Tesisin yeri, işletmecisi ve Japonya’da monte edilecek ilk füzenin ne zaman banttan ineceği henüz açıklanmadı.
İki yılı aşan süreç
Proje, Temmuz 2024’te Tokyo’da düzenlenen ABD-Japonya “2+2” güvenlik görüşmelerinde başlatıldı. Müttefikler o toplantıda AMRAAM ve Patriot PAC-3 MSE önleme füzesinin üretim kapasitesini genişletme kararı almıştı.
Süreç, savaş sonrası dönemden kalan silah ihracatı ve ortak üretim kısıtlamaları nedeniyle uzadı. Bu kurallar son yıllarda gevşetilse de her adım hâlâ siyasi onay gerektiriyor. Air & Space Forces Magazine’e göre AMRAAM’ın gizli güdüm teknolojisi ve fikri mülkiyet unsurları, Japon üretim hattına aktarılmadan önce ek güvenlik önlemleri gerektiriyordu.
Anlaşma, Koizumi’nin 30 Mayıs’ta Singapur’da Hegseth’e önerdiği “Operation Supercharge” girişimi kapsamında yapıldı. Japonya Savunma Bakanlığına göre girişim, SM-3 Block IIA ve AMRAAM başta olmak üzere füzelerin ortak geliştirilmesini ve üretimini hızlandırmayı amaçlıyor. Koizumi, iki ülkenin SM-3 Block IIA üretimini artırmak için teknik bilgi paylaşımında da uzlaştığını açıkladı.
PAC-3 emsali
Tokyo, benzer bir adımı Aralık 2023’te ters yönde atmıştı. Japonya, lisansla ürettiği PAC-3 önleme füzelerinin Ukrayna savaşı nedeniyle azalan ABD stoklarını yenilemek üzere ABD’ye sevk edilebilmesi için ihracat kurallarını değiştirmişti. AMRAAM anlaşması da Japonya’yı ABD füzeleri için ikinci bir üretim üssü konumuna getiriyor.
Japonya aynı zamanda AMRAAM’ın büyük müşterilerinden biri. ABD Dışişleri Bakanlığı, Ocak 2025’te Japonya’ya tahmini 3,64 milyar dolar karşılığında 1 bin 200 adede kadar AIM-120D-3 ve AIM-120C-8 satışını onaylamıştı. Bu füzelerin bir kısmının ülkede monte edilip denetlenmesi, kriz anında tedarik zincirini kısaltacak.
Yıllık 1 bin 900 füze hedefi
Pentagon ve RTX, eylül sonunda beş yıl artı iki opsiyon yılını kapsayan, 20,7 milyar dolara kadar değerdeki sözleşmeyi duyurdu. Air & Space Forces Magazine’e göre sözleşme, modernize işlemcili AIM-120D-3’ler dahil 41 ile 47 arasındaki üretim partilerini kapsıyor.
Sözleşmede miktar belirtilmedi. Ancak RTX, şubatta Pentagon ile vardığı çerçeve anlaşma kapsamında yıllık üretimi en az 1 bin 900 füzeye çıkaracağını açıklamıştı. Reuters’a göre Kongre, sözleşmenin finansmanını henüz tam olarak sağlamadı.
Air & Space Forces Magazine’e göre ABD Hava Kuvvetleri ve Donanması’nın alımları, 2017-2022 mali yıllarında yılda yaklaşık 400 füze veya altında kaldı. RTX’e göre AMRAAM, 14 platformda ve 44 ülkenin envanterinde kullanılıyor.
Pasifik’te ikinci hat
Japonya’daki tesisin küresel üretim rakamlarını kısa vadede değiştirmesi beklenmiyor. Tesis, füzeleri kullanacak F-35’lere yakın konumda, Birinci Ada Zinciri içinde ikinci bir montaj ve test hattı oluşturacak.
Son montaj kapasitesi, tek başına bağımsız bir tedarik zinciri anlamına gelmiyor. Güdüm, itki ve elektronik bileşenlerin bir kısmı ABD merkezli sanayi ağından gelmeye devam edebilir. Yine de bu yapı, Pasifik’te uzun süreli bir çatışmada füze ikmalinin okyanus aşırı sevkiyata bağımlılığını azaltacak.



