Nisan 2025’te Al Shabaab, Somali’nin orta kesimlerinde geniş çaplı bir taarruz başlattığında, Mogadişu’daki diplomatik çevrelerde rahatsız edici bir soru yankılandı: Başkentin düşüşü, Kabil’in Taliban tarafından ele geçirilmesine mi yoksa Heyet Tahrir el-Şam’ın Şam üzerindeki hâkimiyetine mi benzeyecekti?
Örgüt, Somali Ulusal Ordusu’ndan (SNA) stratejik kasabaları hızla geri alarak temmuz ayına kadar başkenti fiilen kuşattı ve Mogadişu’ya 50 kilometreden daha az bir mesafeye kadar ilerledi. Yabancı elçiliklerin personelini tahliye ettiği bu dönemde, ilerleyiş “açıklanamayan” bir şekilde durdu. Federal hükümet bu durumu bir başarı olarak sunarken, sahayı yakından izleyen gözlemcilere göre tablo farklıydı: Al Shabaab, rakiplerinin kendi iç çekişmelerini izlemek ve uluslararası ortakların sahadan çekilmesini beklemek için bilinçli bir stratejik duraklamaya geçti.
Bugün Somali, askeri, ekonomik ve anayasal bir uçurumun kenarında bulunuyor. Bu kırılgan süreci anlamak için öne çıkan beş kritik gerçek şöyle:
1. Askeri Paradoks: Milyarlarca Dolarlık Yatırım, Felç Olmuş Bir Ordu
Somali, son yirmi yılda milyarlarca dolarlık uluslararası eğitim ve teçhizat desteği almasına rağmen, ulusal ordunun operasyonel kapasitesi hâlâ kritik düzeyde yetersiz. Donör yardımlarının 5–7 milyar dolar seviyesine ulaştığı bir ortamda, SNA’nın neden sürdürülebilir bir kontrol sağlayamadığı sorusu acı verici verilerde gizli.
Genelkurmay Başkanı General Odowaa Yusuf Raage, Kasım 2025’te Meclis’te yaptığı açıklamada, son üç yıl içinde 10 bin ile 15 bin arasında askerin öldüğünü veya yaralandığını kabul etti. Ordunun ulusal bir kimlikten ziyade klan bağlılıkları üzerinden şekillenmesi, onu Al Shabaab karşısında savunmasız bırakıyor.
Bu durumun en çarpıcı örneği Ekim 2025’te yaşandı. Bir Al Shabaab intihar timi, Cumhurbaşkanlığı Sarayı Villa Somalia’ya yürüme mesafesindeki Ulusal İstihbarat Teşkilatı (NISA) şubesini bastı; istihbarat verilerini yok etti ve onlarca mahkûmu serbest bıraktı. Bu baskın, devletin güvenlik mimarisindeki yapısal çöküşü tüm dünyaya gösterdi.
2. Ekonomik “Hayat Öpücüğü”: Mogadişu’ya Sıkışmış Bir Devlet
Somali’deki çatışma yalnızca ideolojik değil; aynı zamanda derin bir liman ekonomisi mücadelesidir. Berbera, Bosaaso ve Kismayo gibi limanlar — her biri yıllık 100 ila 400 milyon dolar gelir üretiyor — Federal Üye Devletler için Mogadişu’ya karşı en güçlü pazarlık araçlarıdır.
Federal Hükümet, fiilen Mogadişu ve yakın çevresiyle sınırlı bir kontrol alanına sıkışmış durumdadır. Yönetimin ayakta kalmasını sağlayan temel unsur, yıllık yaklaşık 1 milyar dolarlık doğrudan bütçe içi dış destektir. Bu yardım, federal bütçenin yaklaşık yüzde 70’ini oluşturmaktadır.
Bu finansal destek olmadan Mogadişu’nun, eyaletlere şart koşmayı bir kenara bırakın, başkenti dahi yönetemeyeceği açıktır. Liman şehirleri ile merkez arasındaki bu ekonomik asimetri, siyasi kilitlenmenin ve merkeziyetçi yapıya karşı direncin ana nedenlerinden biridir.
3. Sessiz Dönüşüm: İdeolojik “İkizlerin” Görünmez Mücadelesi
Somali, 1960’lardaki seküler karakterinden uzaklaşarak dini referansları merkezine alan bir anayasal zemine kaymış durumda. 2012 tarihli geçici anayasa, tüm yasaların Şeriat ilkelerine uygun olmasını şart koşarak İslamcı hareketlerin önünü açtı.
Bugün Somali siyaseti, Selefi-cihatçı çizginin iki farklı yüzü olan Al Shabaab ile Al I’tisaam arasındaki güç mücadelesine sahne oluyor. Stratejik danışman Matt Bryden bu tabloyu şöyle özetliyor:“Somalili İslamcı hareketlerin tamamı üniter ve merkezi bir Somali devleti hedefliyor; ancak çoğu Mogadişu ve merkez bölgelerin ötesinde kalıcı zemin oluşturmakta zorlanıyor.”
Al Shabaab silahlı şiddet yoluyla hâkimiyet kurarken, Al I’tisaam finans, telekomünikasyon ve enerji sektörlerinde nüfuz sağlayarak daha örtülü bir sosyo-ekonomik etki alanı inşa ediyor. Bu paralel yapıların devlet kurumlarına sızması, Somali’yi fiilen dini referanslara dayalı bir yönetime doğru sürüklüyor.
4. Jeopolitik Satranç: Orta Güçlerin Çatışma Alanı
Somali, bölgesel ve bölge dışı aktörlerin rekabet sahasına dönüşerek çok katmanlı bir jeopolitik çatışma girdabına sürüklenmiş durumda. Bu rekabet iki ana eksende şekilleniyor:
- Mısır–Eritre–Sudan–Katar–Türkiye hattı, güçlü ve üniter bir merkezi devleti destekliyor. Türkiye, TÜRKSOM üssü ve hidrokarbon anlaşmalarının ötesine geçerek Somali kıyılarında uzay fırlatma ve balistik füze test tesisleri kurulmasına yönelik planlarını duyurdu.
- Etiyopya–Kenya–BAE hattı ise daha gevşek, federal bir yapıyı savunuyor. BAE, DP World aracılığıyla Berbera ve Bosaaso limanlarını işletiyor ve ekonomik nüfuzunu bu yolla pekiştiriyor.
Bu dış müdahaleler, Somali’nin iç bölünmelerini bölgesel ve küresel bir güç mücadelesinin parçası haline getiriyor.
5. Somaliland Paradoksu: Tanınmayan Bir İstikrar Adası
1991’den bu yana fiilen bağımsız olan Somaliland, Somali genelindeki kaosun aksine; kendi ordusu, para birimi ve düzenli seçimleriyle işleyen bir yönetim modeli sunuyor. Nüfusun büyük bölümünün “birleşik Somali” deneyimi bulunmamasına rağmen, Hargeisa yönetimi uluslararası tanınma eksikliği nedeniyle hukuki bir belirsizlik içinde tutuluyor.
Etiyopya ile imzalanan ve 20 kilometrelik sahil şeridinin kiralanması karşılığında tanınma vaadi içeren Mutabakat Zaptı (MoU), bu dengeyi kökten değiştirdi. Olası bir Mogadişu çöküşü senaryosunda Somaliland, uluslararası toplumun bölgede muhatap alabileceği tek istikrarlı yapı olarak öne çıkıyor.
Sonuç: Uçurumun Kenarındaki Karar Anı
Somali, Mayıs 2026’daki seçimlere — ya da olası bir görev süresi uzatma krizine — doğru ilerlerken tarihinin en kritik eşiklerinden birinde bulunuyor. Analitik açıdan bakıldığında, ülkeyi bu uçurumdan çıkaracak çözüm askeri değil, siyasidir.
Çözüm; Villa Somalia’nın eyaletleri baskı altına alma çabasını terk ederek, geniş katılımlı ve kapsayıcı bir Ulusal Birlik Hükümeti oluşturmasından geçiyor. Aksi takdirde Al Shabaab’ın Mogadişu’yu ele geçirmesi yalnızca zaman meselesi olacaktır.
Somali’nin geleceği, ya gerçek bir federal uzlaşıyla yeniden inşa edilecek ya da siyah bir sancak altında karanlık bir teokrasiye teslim edilecektir. Devletin çöküşü ile küllerinden doğuşu arasındaki o ince çizgideyiz.
Kaynak:
1-africacenter.org – ( https://africacenter.org/publication/asb45en-somalia-risk-jihadist-state/)
2-Africa Defense Forum, “Al-Shabaab Surges as Somali States Squabble,” August 19, 2025.


