Suriye Demokratik Güçleri (SDG) ile Kuzey ve Doğu Suriye Özerk Yönetimi’nin (AANES) kalan mevzilerini teslim etmesi, devlet kurumlarının bölgeye girişine izin vermesi ve Suriye devletine entegre olması için belirlenen son tarih 24 Ocak saat 19.00 itibarıyla doldu. Sürenin sona ermesi, Suriye’nin kuzeydoğusunda siyasi ve askeri belirsizliği artırdı.
Söz konusu takvim, 18 Ocak’ta varılan anlaşmada hükümet otoritesinin aşamalı dönüşü, güvenlik ve askeri yapıların entegrasyonu ile IŞİD tutukluları gibi hassas dosyalarda koordinasyonu öngören mutabakattan kaynaklanıyordu.
Şam: Süre Uzatılmadı
Suriye yönetimi, sürenin uzatıldığına ilişkin iddiaları net bir dille yalanladı. Devlet haber ajansı SANA, Dışişleri Bakanlığı’ndan bir kaynağa dayandırdığı haberinde, uzatma iddialarının “asılsız” olduğunu ve Cumartesi gününden sonra yeni bir resmi anlaşmaya varılmadığını bildirdi.
Dışişleri Bakanlığı’nın Arap İşleri Müdürü, Al Jazeera’ya yaptığı açıklamada, uzatma söylentilerinin SDG tarafından yayıldığını öne sürdü. Yetkili, ateşkesin devamının SDG’nin hükümet taleplerine vereceği yanıta bağlı olduğunu vurguladı.
Sahada Askeri Hareketlilik
Arabuluculuk girişimlerine rağmen, taraflar Haseke çevresinde pozisyonlarını güçlendirdi. Yerel kaynaklar, SDG’nin asker sevkiyatı yaptığını ve savunma hatları inşa ettiğini aktardı. Sosyal medyada paylaşılan görüntülerde, Suriye ordusuna ait takviye birliklerin kentin dış mahallelerine yaklaştığı öne sürüldü. Ancak bu görüntüler bağımsız kaynaklarca doğrulanamadı.
Türkiye: Güven PKK Unsurlarının Çıkışıyla Başlar
Türkiye gelişmeleri yakından izledi. Ankara, iyi niyetin ancak PKK bağlantılı unsurların SDG saflarından ve Suriye’den çıkarılmasıyla mümkün olabileceğini vurguladı.
Anadolu Ajansı’na konuşan Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, YPG ve SDG’nin Suriyeli Kürtleri temsil etmediğini belirterek, SDG komutanı Mazloum Abdi’yi “gösteriş amacıyla öne çıkarılan bir figür” olarak nitelendirdi. Fidan, güven ortamının PKK üyelerinin Suriye’den ayrılmasıyla başlayacağını söyledi ve IŞİD tutuklularının transferini kolaylaştırmak amacıyla ateşkesin uzatılmasının değerlendirilebileceğini ifade etti.
IŞİD Tutukluları Dosyası Öne Çıkıyor
Tutukluların transferi, müzakerelerin merkezindeki başlıklardan biri haline geldi. Savaş Araştırmaları Enstitüsü (ISW), ateşkesin ABD güçlerinin IŞİD tutuklularını Suriye’den Irak’a nakletmeye devam etmesine imkân tanıdığını bildirdi. ABD Merkez Komutanlığı’nın (CENTCOM) açıklamalarına atıfta bulunan enstitü, yaklaşık 7 bin tutuklunun zamanla transfer edilebileceğini, ancak sürecin mevcut ateşkes süresini aşabileceğini belirtti.
Müzakerelerde Çelişkili Mesajlar
Tarafların kamuoyuna verdiği mesajlar, sürecin kırılganlığını ortaya koyuyor. Üst düzey bir Suriyeli yetkili Financial Times’a, “Bundan sonra ne olacağı milyon dolarlık bir soru. Diplomasiyi tercih ediyoruz, ancak inisiyatif SDG’nin elinde” dedi.
Buna karşılık AANES yetkilisi İlham Ahmed, aynı gazeteye yaptığı açıklamada, diplomatik çözüm istediklerini ancak “sahada harekete geçtiklerini ve savaşmaya hazır olduklarını” söyledi.
Stratejik araştırmacı Obaida Ghadban ise, Suriye devlet medyasında yayımlanan değerlendirmelerinde, birden fazla siyasi sürecin eş zamanlı ilerlediğini ve son tarihin Cumartesi akşamı itibarıyla dolmasının beklendiğini ifade etti. Ghadban, Ocak ve Mart aylarında varılan mutabakatların önce sivillerin korunması amacıyla tasarlandığını, daha sonra ulusal güvenlik ve bölgesel istikrar boyutunu kapsayacak şekilde genişletildiğini söyledi. SDG liderliğini kararları geciktirmekle eleştirdi.
Kobani Merkezli Kürt Endişesi
Gerilim, Halep’in doğu kırsalında SDG’nin kontrolündeki son büyük yerleşim olan Kobani (Ayn el-Arab) çevresinde yoğunlaşıyor. Kürdistan Demokratik Partisi lideri Mesud Barzani, 23 Ocak’ta İtalya’da düzenlediği basın toplantısında, Kobani’ye yönelik olası bir saldırıya karşı uyarıda bulunarak, kenti “dokunulmaması gereken bir Kürt şehri” olarak tanımladı. Barzani, Avrupalı yetkililerin bölgedeki Kürtlerin korunmasına yönelik destek sözü verdiğini de aktardı.
İnsani Durum Alarm Veriyor
İnsani yardım kuruluşları, sivillerin durumuna ilişkin endişelerini artırdı. SDG medya yetkilisi Farhad Shami’ye göre, Kobani’de faaliyet gösteren Kürt Kızılayı, Birleşmiş Milletler’e acil müdahale çağrısı yaptı. Açıklamada, kuşatmanın sıkılaştığı, gıda, yakıt ve elektrik sıkıntısının derinleştiği uyarısı yer aldı.
Çıkmaz ve Belirsizlik
Son tarihin dolmasının ardından tablo netleşmiş değil. Savaş Araştırmaları Enstitüsü, SDG içindeki görüş ayrılıklarının derinleşebileceğini, ılımlı unsurların Şam’ın şartlarını kabul edebileceğini; PKK’ya yakın sertlik yanlılarının ise entegrasyonu reddederek silahlı direnişi sürdürme eğiliminde olabileceğini değerlendiriyor.
Suriye yönetimi, daha geniş çaplı bir çatışmayı önlemek amacıyla askeri seçeneklerin masada olduğunu kabul etmekle birlikte, önceliğin diyalog ve siyasi çözüm olduğunu vurgulamayı sürdürüyor.
Hasakah ve çevresinde yaşayan siviller için ise sürenin dolması; artan endişe, sokağa çıkma kısıtlamaları ve yerinden edilme riski anlamına geliyor. Siyasi çözüm ufukta görünmezken, krizin insani maliyeti giderek ağırlaşıyor.
KAYNAK: L24



